Sevmeden hiçbir şey hakiki sonucuna ulaşamaz. Sonuçlara ulaşılsa da severek ulaşmanın verdiği neşe ve feyiz gibi insanın iç alemine ve duygularına derinlemesine kök salmıyor. İnsan yaptığı işi o anda sevmiyor ve usanç duyuyorsa ya ona kızar ya kovarsınız. Yahut onu ya önden çektirir ya da arkadan ittirirsiniz. Yahu insan bedeni zorla nereye ittirilir,nereye çekersiniz?
Aziz Yıldırım’ın geçmiş senelerde kullandığı sözü unutmuyorum: “ Türk futbolcusu çok yetenekli, ama iş teknik ve taktiğe gelince çuvallanıyoruz
Yahu kardeşim 18-19-20 yaşlarında hangi gençlerden milli takımımızda oynayan var. Hani Messiler, hani Xaviler, hani Ronaldolar… Çok iyi bu yeteneklerden var da sahaya mı sürülmedi. Halen iddia ediyorum mesele bu değil, mesele Türkiyede’ki takımların alt yapı sorunu, profesyonel düşünmeyen despot başkan ve yöneticiler. Hatta yeteneğin arkasında duramayan, durmayan vasıfsız antrenörler.Bu futbol zihniyetiyle nereye kadar? Sen yılların profesyonel takımısın, senin memleketinden ne sporcular yetişti,hangi kulüplere transfer oldu. 3.ligde oynuyorsun üçüncü kalecin bile dış transfer.2.ligde ha keza. Yahu zeten 3.kaleci bir sezon boyunca maç kadrosuna kaç defa girer? Bağlanmışsın dışa. Bu kulüp başkanı olan çok zeki,çok çalışkan adam denilebilir mi? Kimsenin sesi çıkmıyor? Kimse çocuğunun geleceğini,memleket çocuklarının hayallerini yıkan bu zihniyetlerin karşısına çıkmıyor. Hakkını aramazsan olacağı bu.
Başkan doğru, dürüst, güvenilir, çalışkan ve gençlerin ve kulübün dertlerine devamlı pozitif çözümler üreten, kurmaylarıyla bütün bir insan olmalıdır.- Efendim parası var, itibarı var, soyu var başkan olsun.
Peki Beşiktaş başkanının parası vardı. Ne oldu? Ne olmadı ki? BJK’ nin ekonomi kaosu başladı. BJK Avrupa’ya gidemedi. Tabatalara, Tiganalara, Del Bosgelere, şu an oynamayan Querasmalara…verilen ödenen paraların haddi hesabı yok. Kulübün gelir ve gideri bir kişiyi ilgilendiriyor. Karar bir dilden çıkıyor. O ne derse tamam. Bu nasıl bir despotluk,bu nasıl yönetim, bu nasıl kulüp idareciliği? Bu nasıl anlayıştır? Size soruyorum. Bir başkan, idareci kulübe niçin yönetici olur?
Yöneticilerin birbirinden haberi yok. Hiçbir yönetici çocukları ve gençleri bir yerlere getirmek istemiyor. Memleket çocuklarının derdiyle dertlenen kaç başkan, kaç kulüp idarecisi var? Hangi Başkan ve idarecisi akademik alt yapının antrenman ve maçlarına geliyor? Bedava yöneticiliği sokaktan biri de yapar. Hiç iş paylaşımı olmayan kulüpte hafta sonu oynanacak maçta kulübe uğramayan adamlar protokolde gülücükler dağıtır. Çocukların, gençlerin ve kulübün dertleriyle dertleri ile dertlenip onların yanında pozitif çözümler üreten yöneticilere hasretiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder